top of page
  • Yazarın fotoğrafıNilay Ateşoğulları

Güçler Ayrılığı İlkeleri: Türkiye-Amerika Karşılaştırması, 5 Soru 5 Cevap 1 Çözüm Önerisi


Güçler ayrılığı ilkesi, modern demokratik sistemlerin temel taşlarından biridir. Bu ilke, yasama, yürütme ve yargı organları arasında yetki ve sorumlulukların ayrılması esasına dayanır. Türkiye ve Amerika gibi birçok ülke, güçler ayrılığı ilkesini benimsemiştir. Ancak, her iki ülkede de bu ilkenin uygulanması konusunda farklı tartışmalar yaşanmaktadır.


Amerika'da güçler ayrılığı ilkesi, federal hükümetin yasama, yürütme ve yargı organları arasında yetki ve sorumlulukların ayrılması ilkesine dayanmaktadır. Bu ilke, federal hükümetin denge ve denetimini sağlamakta ve hukukun üstünlüğüne, özgürlüklere ve demokratik sistemin işleyişine katkıda bulunmaktadır. Ayrıca, Amerika'da yargı bağımsızlığı da oldukça güçlü bir şekilde korunmaktadır.


Türkiye'de ise, Anayasa gereği güçler ayrılığı ilkesi benimsenmiştir. Ancak, son yıllarda Türkiye'de yaşanan bazı gelişmeler, güçler ayrılığı ilkesinin uygulanmasında sorunlar olduğu yönünde eleştirilere neden olmuştur. Özellikle, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı konularında çeşitli tartışmalar yaşanmıştır. Bazı eleştirmenler, yargının siyasi baskı altında olduğunu ve yürütmenin yargıyı etkilediğini iddia etmektedirler.


Türkiye'de güçler ayrılığı ilkesinin uygulanması konusunda tartışmalar devam etmektedir. Ancak, Amerika'daki gibi güçlü bir yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığına sahip olunması, Türkiye'de de güçler ayrılığı ilkesinin etkili bir şekilde uygulanması için önemli bir adım olabilir.


Güçler ayrılığı ilkesi, demokratik sistemlerin en temel prensiplerinden biridir. Türkiye ve Amerika gibi ülkelerde bu ilkenin uygulanması konusunda farklı tartışmalar yaşansa da, bu prensibin özgürlüklerin korunması, hukukun üstünlüğü ve demoratik sistemin işleyişi için son derece önemli olduğu unutulmamalıdır.



5 SORU - 5 CEVAP;

1-Güçler ayrılığı ilkesinin olmadığı durumlarda ne olur?

Güçler ayrılığı ilkesinin olmadığı durumlarda, demokratik sistemin temel prensipleri ve hukukun üstünlüğü ciddi şekilde tehlikeye girebilir. Bu durumda, yasama, yürütme ve yargı organları arasında bir denge ve denetim mekanizması olmadığı için, yasama organı veya yürütme organı diğer organların yetkilerini gasp edebilir veya yargı organı siyasi baskılara maruz kalabilir.


Güçler ayrılığı ilkesi olmadığında, yasama organı veya yürütme organı hukuki sınırları aşarak keyfi kararlar alabilir. Bu durumda, hukukun üstünlüğü ve adalet sistemi ciddi şekilde zedelenebilir. Ayrıca, demokratik sistemin işleyişi de tehlikeye girebilir. Güçler ayrılığı ilkesinin olmadığı bir sistemde, hükümetin denge ve denetim mekanizması zayıf olduğu için, siyasi iktidarın keyfi uygulamaları veya hukuki sınırları aşması söz konusu olabilir.


Özetle, güçler ayrılığı ilkesinin olmadığı bir sistemde, demokratik sistemin temel prensipleri ve hukukun üstünlüğü ciddi şekilde tehlikeye girebilir. Bu nedenle, güçler ayrılığı ilkesi demokratik bir sistemin temel taşlarından biri olarak kabul edilmekte ve korunması gerekmektedir.


2-Dünyada güçler ayrılığı en etkin ülkeler hangileridir?

Dünyada güçler ayrılığı en etkin olan ülkeler arasında Norveç, İsveç, Danimarka, Finlandiya, İsviçre, Kanada, Avustralya, Hollanda, İngiltere ve Almanya gibi ülkeler bulunmaktadır. Bu ülkelerde yargı, yürütme ve yasama organları arasındaki denge ve denetim mekanizmaları oldukça güçlüdür ve birbirlerinin işleyişine etkili bir şekilde müdahale edemezler. Bu da demokratik bir sistemin daha etkili bir şekilde işlemesine ve vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına katkı sağlamaktadır.


3-Başkanlık sistemi her şeyi kontrol etmek anlamına mı gelir?

Başkanlık sistemi, her şeyi kontrol etmek anlamına gelmez. Başkanlık sistemi, yürütme yetkisini tek bir kişinin elinde toplamayı amaçlar, ancak yargı ve yasama organları gibi diğer güçler ayrılığı unsurları da devam eder. Başkan, yürütme organının başıdır ve bazı kararları alır, ancak yargı organı ve yasama organı gibi diğer güçler ayrılığı unsurları bu kararların hukuki ve anayasal sınırlar içinde kalmasını sağlamak için denetim ve dengeler mekanizmalarını kullanırlar. Dolayısıyla, başkanlık sistemi, tüm ülkenin kontrolünü tek bir kişinin elinde toplamak anlamına gelmez, ancak hükümetin yönetimini daha etkili bir şekilde sağlamayı amaçlar.


4-Amerikan tipi başkanlık sistemi ile Türk tipi başkanlık sistemi arasındaki fark nedir?

Yürütme Organının Yapısı: Amerikan başkanlık sistemi, yürütme organını başkan ve kabine olarak adlandırılan bakanlar kurulu şeklinde organize eder. Türk tipi başkanlık sistemi ise, Cumhurbaşkanı ve bakanlar kurulundan oluşan bir yapıya sahiptir.


Yasama Organının Yapısı: Amerikan başkanlık sistemi, iki kanattan (Senato ve Temsilciler Meclisi) oluşan Kongre yapısına sahiptir. Türk tipi başkanlık sistemi ise, meclis yapısı olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni (TBMM) kullanır.


Güçler Ayrılığı: Amerikan başkanlık sistemi, güçler ayrılığı konusunda oldukça gelişmiş bir sisteme sahiptir. Türk tipi başkanlık sistemi de güçler ayrılığı ilkesini benimsemiş olsa da, uygulamada bu ilke sıklıkla zedelenmektedir.


Görev Süreleri: Amerikan başkanlık sistemi, başkanın görev süresi 4 yıllık dönemler halinde sınırlandırılmıştır ve en fazla iki dönem görev yapabilir. Türk tipi başkanlık sistemi ise, Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır ve en fazla iki kez seçilebilir. Yani Amerikan başkanı, en fazla 8 yıl görev yapabilirken, Türk Cumhurbaşkanı en fazla 10 yıl görev yapabilir.


Yargı Organının Yapısı: Amerikan başkanlık sistemi, federal mahkemeler ve yargı organı olarak Yargıtay ve Danıştay'a benzer bir yapıya sahip değildir. Türk tipi başkanlık sistemi ise, yargı organı olarak Yargıtay ve Danıştay gibi kurumları kullanmaktadır.


5- Atatürk neden parlamenter sistemi seçti ve başkanlık sistemini tercih etmedi?

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu sırasında parlamenter sistemi seçti ve başkanlık sistemini tercih etmedi. Bunun nedeni, Atatürk'ün demokratik bir devlet yapısı kurmak ve güçler ayrılığı prensibini uygulamak istemesiydi. Parlamenter sistem, yürütme organının meclis tarafından denetlenmesi ve sorumluluğu altında olması anlamına gelir. Bu sistemde, hükümetin başkanı olan başbakan meclis üyeleri arasından seçilir ve hükümetin icraatı meclis tarafından denetlenir.


Başkanlık sistemi ise, yürütme organının başkanlık tarafından denetlenmesi ve sorumluluğu altında olması anlamına gelir. Bu sistemde, başkan hem devletin hem de hükümetin başıdır ve yasama organı ile yargı organı arasında denge sağlanması gerekmektedir. Ancak Atatürk, bu sistemin demokratik prensiplerle uyumlu olmadığına inanıyordu ve parlamenter sistemi tercih etti. Atatürk, halkın seçtiği meclisin hükümeti denetlemesi ve kontrol etmesi gerektiğini düşünüyordu ve bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti'nde parlamenter sistem benimsendi.


1 Çözüm Önerisi;

Türkiye'de güçler ayrılığı ilkesinin sağlamlaştırılması için birkaç önemli adım atılabilir:

  1. Anayasa ve yasaların güncellenmesi: Güçler ayrılığı ilkesinin daha etkili bir şekilde uygulanabilmesi için, anayasa ve yasalarda gerekli değişiklikler yapılmalıdır. Özellikle yargı organının bağımsızlığı ve tarafsızlığı konusunda daha net hükümler getirilmelidir.

  2. Yargı reformu: Yargı sisteminin bağımsızlığını ve tarafsızlığını güçlendirecek reformlar yapılmalıdır. Bu kapsamda, yargıda atama ve terfi sistemleri yeniden gözden geçirilmeli ve yargı mensuplarının siyasi baskılara maruz kalmadan görevlerini yerine getirebilmeleri sağlanmalıdır.

  3. Denetim ve denge mekanizmalarının güçlendirilmesi: Yasama ve yürütme organlarının birbirlerini denetlemesi ve dengelemesi için daha etkili mekanizmalar oluşturulmalıdır. Bu kapsamda, parlamentonun yürütme organı üzerindeki denetim yetkileri artırılabilir veya yürütme organına bağlı bir denetim kurumu oluşturulabilir.

  4. Sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesi: Sivil toplum kuruluşları, güçler ayrılığı ilkesinin korunması ve uygulanmasında önemli bir rol oynayabilirler. Bu nedenle, sivil toplum kuruluşlarına daha fazla destek verilerek, toplumsal katılım ve denetim mekanizmaları güçlendirilebilir.

  5. Eğitim ve farkındalık çalışmaları: Güçler ayrılığı ilkesinin önemi ve işleyişi konusunda kamuoyu farkındalığının artırılması için eğitim ve farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. Bu kapsamda, vatandaşların demokratik hak ve özgürlükleri konusunda bilgilendirilmesi ve güçler ayrılığı ilkesinin korunması konusunda duyarlı hale getirilmesi önemlidir.

Bu adımların uygulanması, Türkiye'de güçler ayrılığı ilkesinin daha etkili bir şekilde uygulanmasını sağlayarak, demokratik sistemin daha güçlü ve sağlıklı bir şekilde işlemesine katkı sağlayabilir.

Comentários


bottom of page