top of page
  • Yazarın fotoğrafıNilay Ateşoğulları

Dünyadan Örneklerle, Kalkınan Bir Ülke Olabilmemiz İçin Uygulamamız Gereken Ekonomi Modeli

Güncelleme tarihi: 22 Nis

Ülkemizin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek için, iktidar ile muhalefetin birbirlerini suçlamaktan öteye gitmeyen tartışmalarından ve yok mu arttıran vaatlerinden ziyade, gerçekçi ve sürdürülebilir politikalar geliştirilmelidir. Bu politikaların hayata geçirilmesi için ise, tüm siyasi partilerin ve toplumun ortak akılla hareket etmesi gerekmektedir.


Ayrıca, bu politikaların uygulanmasında şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı benimsenmeli, toplumun katılımı ve denetimi sağlanmalıdır. Böylece, halkın güveni kazanılacak, ülkenin kalkınması için gerekli kaynaklar daha etkili ve verimli kullanılacaktır. Ülkemizin sorunlarını çözmek için somut adımlar atılması gerekiyor. Bu adımların da Atatürk'ün ilke ve devrimlerinden ilham alarak hayata geçirilmesi önemlidir.


Atatürk'ümüzün temel 3 hamlesinden yola çıkarak; 1-Milli sanayi, 2-Tarım ve hayvancılığın kooperatifler yoluyla ilerlemesi ve 3-İhracata dayalı ekonomi; ülkemizin ekonomik kalkınması için önemli prensiplerdir. Bu prensiplere uygun politikaların geliştirilmesi, ülkemizin rekabet gücünü artırarak istihdamın ve gelir düzeyinin yükselmesine katkı sağlayacaktır.


Ayrıca, ülkemizin kalkınması için küresel ekonomiyi savunan Amerika'dan ithal edilen danışmanlardan ziyade, yerelde kalkınma modelini benimseyen yerli uzmanlarımızın ve akademisyenlerimizin görüşlerine daha fazla önem verilmeli ve bu doğrultuda politikalar belirlenmelidir. Atatürk'ün ilke ve devrimlerinin günümüz koşullarına uyarlanması, ülkemizin ilerlemesi için önemli bir adım olacaktır. Atılması gereken adımlar hızlıca;

  1. Girişimciliğin desteklenmesi: Dünya genelinde birçok ülke, girişimciliği teşvik etmek amacıyla çeşitli önlemler alıyor. Örneğin, Singapur hükümeti genç girişimcileri kooperatifleşme yoluyla destekleyen birçok program uyguluyor. Türkiye de benzer bir şekilde, kooperatif girişimciliğine yönelik teşvikler sunarak işletmelerin kurulmasını ve büyümesini sağlayabilir.

  2. Dijitalleşmeye yatırım yapılması: Dünya genelinde dijitalleşme, birçok sektörde hızlı bir şekilde yayılıyor. Bu durum Türkiye için de geçerli. Dijitalleşmeye yatırım yaparak, işletmelerin daha verimli çalışmasını sağlayabilir ve rekabet gücünü artırabiliriz.

  3. İhracatın artırılması: Türkiye, ihracata dayalı bir ekonomiye sahip. İhracatın artırılması, ekonomimizin güçlenmesi için önemlidir. Özellikle, dünya genelinde büyüyen pazarlara yönelerek, ihracatımızı artırabiliriz.

  4. Yerli üretimin teşvik edilmesi: Yerli üretim, ekonomik büyüme için önemli bir faktördür. Ülkemizde de yerli üretimi teşvik ederek, dışa bağımlılığı azaltabiliriz. Bu kapsamda, yerli üreticilere vergi muafiyeti veya vergi indirimi gibi teşvikler sağlanabilir.

  5. Tarım sektörünün desteklenmesi: Türkiye'nin tarım sektörü, ekonomik büyüme için önemli bir potansiyele sahiptir. Tarım sektörünün desteklenmesiyle, hem istihdam hem de ekonomik büyüme sağlanabilir. Örneğin, Hindistan hükümeti, tarım sektörüne yönelik çeşitli programlar uygulayarak bu sektörün büyümesine katkıda bulunuyor.

  6. İşbirliğine dayalı üretim modelleri: Geleneksel üretim modelleri yerine, kooperatifler veya işbirliği ağı oluşturan küçük işletmeler gibi işbirliğine dayalı modellerin teşvik edilmesi, üretim maliyetlerinin azaltılması ve kaliteli ürünlerin ortaya çıkması için önemlidir. Örneğin, İtalya'da Emilia-Romagna bölgesindeki kooperatif işletmeler, başarılı bir işbirliği modeli örneği olarak gösterilebilir.

  7. Verimlilik artışı için dijital teknolojilerin kullanımı: Dijital teknolojilerin üretim süreçlerine entegre edilmesi, verimliliğin artırılmasına ve daha rekabetçi bir ekonomik yapıya geçiş yapılmasına yardımcı olabilir. Örneğin, Singapur'da dijital teknolojilerin yaygın kullanımı, ekonominin gelişimine büyük katkı sağlamıştır.

  8. Sürdürülebilirlik odaklı üretim ve tüketim: Çevre dostu ve sürdürülebilir üretim ve tüketim modellerinin teşvik edilmesi, hem doğal kaynakların korunmasına hem de yeni iş olanaklarının yaratılmasına katkı sağlayabilir. Örneğin, Danimarka'da rüzgar enerjisi sektörü, sürdürülebilir bir ekonomi modeli olarak başarılı bir örnek olarak gösterilebilir.

  9. İhracata dayalı büyüme stratejisi: Türkiye'nin ihracata dayalı bir büyüme stratejisi benimsemesi, uluslararası piyasalarda daha rekabetçi hale gelmesine ve ihracat potansiyelini artırmasına yardımcı olabilir. Örneğin, Güney Kore'nin ihracata dayalı ekonomik modeli, ülkenin yüksek teknoloji ürünlerinde dünya lideri olmasını sağlamıştır.

  10. Yerel kalkınmaya odaklanmak: Yerel kalkınma projelerinin teşvik edilmesi, bölgesel farklılıkların giderilmesine ve ekonomik kalkınmanın daha dengeli bir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayabilir. Örneğin, Brezilya'nın Porto Alegre kenti, yerel katılımı artıran bütçe planlama süreciyle ekonomik kalkınma ve sosyal gelişmenin örnek bir modeli olarak gösterilebilir.

  11. Sürdürülebilir ve yeşil ekonomiye geçiş yapılmalıdır. Çevre dostu teknolojilerin kullanımı artırılmalı, atık yönetimi ve geri dönüşüm gibi uygulamalar teşvik edilmelidir. Dünya genelinde örnekleri bulunan “yeşil şehir” projeleri hayata geçirilmelidir.

  12. Teknolojik gelişmeleri yakından takip etmek, dijital dönüşümü hızlandırmak ve dijital ekonomiyi desteklemek gerekmektedir. Girişimcilere ve teknoloji şirketlerine yönelik destek programları oluşturulmalı, yenilikçi projeler teşvik edilmelidir. Dijital alt yapı ve internet erişimindeki eksiklikler giderilmelidir.

  13. İnsan sermayesi ve eğitim yatırımları artırılmalıdır. Eğitim sistemi çağın gereksinimlerine uygun hale getirilmeli, STEM alanlarına öncelik verilmelidir. Özellikle kadınların eğitimine ve iş hayatına katılımı teşvik edilmelidir. Meslek edindirme programları ve staj imkanları genişletilmelidir.

  14. Küçük ve orta ölçekli işletmeler desteklenmelidir. Finansman imkanları sağlanarak, girişimcilerin iş kurmaları teşvik edilmelidir. KOBİ’lerin üretim kapasitelerinin artırılması ve ihracat olanaklarının genişletilmesi hedeflenmelidir.

  15. Sosyal adaleti sağlamak için vergi sistemi adil hale getirilmeli ve vergi kaçakçılığı ile mücadele edilmelidir. Gelir dağılımı adaletli hale getirilmeli, yoksullukla mücadele edilmelidir. Toplumsal refah ve kalkınma için tüm kesimlerin katılımını sağlayacak politikalar geliştirilmelidir.

Dünyada ekonomisi gelişen bazı ülkelerin son yıllarda attığı hamlelerden örnekler;


1.Çin: Çin, son yıllarda teknolojik yenilikler ve sanayi dönüşümüne büyük yatırımlar yaparak ekonomisini büyütmeye devam ediyor. Ayrıca, Çin hükümeti, yoksullukla mücadele, eğitim, sağlık, çevre koruma ve diğer alanlarda geniş kapsamlı sosyal programlar başlatarak toplumsal refahı artırmayı hedefliyor.

2.Hindistan: Hindistan, son yıllarda yüksek teknoloji, biyoteknoloji ve diğer ileri teknolojilere odaklanarak ekonomisini güçlendirmek için önemli adımlar attı. Ayrıca, ülkede gelişmiş altyapı projelerine yatırım yapılarak iş imkanları yaratılmaya çalışılmaktadır.

3.Brezilya: Brezilya, son yıllarda tarım, turizm, enerji, havacılık, finans ve diğer sektörlerde yatırımlar yaparak ekonomisini büyütmeye çalışıyor. Ayrıca, Brezilya hükümeti, geniş kapsamlı sosyal programlar başlatarak yoksullukla mücadele ve toplumsal refahı artırmayı hedefliyor.

4.Güney Kore: Güney Kore, son yıllarda yüksek teknoloji, eğitim ve sağlık sektörlerinde yatırımlar yaparak ekonomisini güçlendirmeye devam ediyor. Ayrıca, Güney Kore hükümeti, yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapılarak çevre koruma çalışmalarını da desteklemektedir.

5.Polonya: Polonya, son yıllarda sanayi, enerji, turizm, bilgi teknolojileri ve diğer sektörlerde yatırımlar yaparak ekonomisini büyütmeye çalışıyor. Ayrıca, Polonya hükümeti, işletmelerin büyümesini desteklemek ve işsizliği azaltmak için yeni teşvikler ve destekler sunmaktadır.

Bu örnekler, ülkelerin ekonomik büyümelerinde ve kalkınmalarında atılan adımların birkaç örneğidir. Bu ülkeler, teknolojik yeniliklere, sanayi dönüşümüne, yatırımlara ve sosyal programlara odaklanarak ekonomilerini güçlendirmek için önemli adımlar atmışlardır. Türkiye'nin de benzer adımları atarak ekonomik sorunlarını çözmesi ve ekonomisini güçlendirmesi mümkündür.


Avrupa Birliği, ekonomik kalkınma ve refah artışı için birçok politika ve program uygulamaktadır. Bunlar arasında:

1.Yatırım ve İstihdam Teşviki: AB, istihdamı artırmak ve ekonomik büyümeyi teşvik etmek için birçok teşvik ve yatırım programı yürütmektedir. Örneğin, Avrupa Yatırım Bankası, KOBİ'lere finansman sağlamak için programlar yürütmektedir.

2.Teknolojik Yenilikler: AB, teknolojik yeniliklerin ekonomik büyümeye katkısını önemsemektedir. Bu nedenle, çeşitli programlar ve fonlarla araştırma ve geliştirme çalışmalarını desteklemektedir.

3. Eğitim ve Beceri Geliştirme: AB, işgücü piyasasının ihtiyaçlarına uygun eğitim ve beceri geliştirme programları yürütmektedir. Bu programlar, gençlerin iş bulma şansını artırarak, işgücü piyasasındaki talebe uygun beceriler kazanmalarına yardımcı olur.

4.Sosyal Refah Politikaları: AB, sosyal refah politikaları yoluyla yoksullukla mücadele etmekte ve gelir eşitsizliğini azaltmaktadır. Örneğin, AB, düşük gelirli ailelere çocuk bakımı hizmetleri, ücretsiz eğitim ve sağlık hizmetleri sunmaktadır.

5.Sürdürülebilir Kalkınma: AB, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için birçok program uygulamaktadır. Bu programlar, çevresel sorunlarla mücadele etmek, enerji verimliliğini artırmak ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapmak gibi hedefleri içerir.

Türkiye'de benzer hamleler uygulanabilir. Örneğin, Türkiye'nin işsizlik sorununa çözüm olacak yatırım programları, teknolojik yeniliklerin desteklenmesi, eğitim ve beceri geliştirme programları, sosyal refah politikaları ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu politikalar yürütülebilir. Bunun yanı sıra, Türkiye'nin kendi özel koşullarına uygun politikalar geliştirmesi, ülkenin ihtiyaçlarını ve potansiyelini göz önünde bulundurması gerekmektedir.


Türkiye'de ki dış borç nasıl kapatılır?


Türkiye’nin brüt dış borç stoku 459 milyar dolara çıkarak rekor kırdı ve tüm zamanların en yüksek seviyesine yükseldi. Stokun milli gelire oranı yüzde 50,7 oldu. Dış borcumuzun büyük bir kısmı özel sektör şirketlerinin borçlarından oluşmaktadır. Dış borcun kapatılması için;

  1. İhracatın Artırılması: Türkiye, dış borcunu ödemek için daha fazla döviz kazanmak zorundadır. İhracatın artırılması, döviz girdisini artırarak borçların ödenmesinde yardımcı olabilir.

  2. Yabancı Yatırımların Artırılması: Türkiye'ye yabancı yatırımların artırılması, döviz girdisini artırarak dış borcun azaltılmasına yardımcı olabilir.

  3. Ekonomik Reformların Uygulanması: Ekonomik reformlar, Türkiye'nin ekonomisini güçlendirecek ve yatırımcıların güvenini kazanarak yabancı yatırımların artmasına ve ihracatın artırılmasına yardımcı olabilir.

  4. Borçların Yeniden Yapılandırılması: Türkiye, dış borçlarının yeniden yapılandırılması için müzakereler yapabilir ve bu şekilde borçlarını ödeme süresini uzatabilir veya faiz oranlarını düşürebilir.

  5. Gelir Düzeyinin Artırılması: Türkiye, gelir düzeyini artırarak iç tüketimi artırabilir ve ekonomik büyümeyi sağlayarak dış borçların azaltılmasına yardımcı olabilir.

  6. Devletin Tasarruf Politikaları: Türkiye hükümeti, tasarruf politikaları uygulayarak bütçe açıklarını azaltabilir ve dış borçların azaltılmasına yardımcı olabilir.

Yukarıdaki önerilerim, Türkiye'nin dış borcunu azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak, her bir önerinin uygulanması için uzun vadeli bir planlama, politika kararları ve çaba gerekmektedir.


Dünya'da dış borcunu azaltan ülkelerden bazıları;


  1. Brezilya: Brezilya, IMF ile yaptığı anlaşma sonrasında, kamu harcamalarını azaltarak dış borcunu azaltmaya odaklandı. Ayrıca, yüksek enflasyonu kontrol altına almak için para birimini sabitlemek amacıyla, Para Politikası Komitesi'ni kurdu.

  2. Güney Kore: Güney Kore, dış borcunu azaltmak için başarılı bir endüstriyel dönüşüm süreci geçirdi. Yüksek teknolojiye dayalı ihracatı artırmak için Ar-Ge ve yenilik faaliyetlerine yatırım yaptı.

  3. Meksika: Meksika, dış borcunu azaltmak için vergi reformları, emeklilik reformları ve bütçe disiplini gibi tedbirler aldı. Ayrıca, ticaret anlaşmaları aracılığıyla ihracatını artırdı ve turizm sektörünü geliştirdi.

  4. Polonya: Polonya, kamu harcamalarını azaltarak ve özelleştirme programları uygulayarak dış borcunu azaltmaya odaklandı. Ayrıca, yabancı yatırımları çekmek için yatırım teşvikleri sağladı.

Bu ülkeler, dış borçlarını azaltmak için farklı politika ve projeler uyguladılar. Örneğin, Brezilya ve Güney Kore teknoloji odaklı ihracatlarını artırırken, Meksika turizm sektörünü geliştirdi. Polonya ise özelleştirme programları uygulayarak kamu harcamalarını azalttı. Türkiye'nin dış borcunu azaltmak için bu ülkelerden farklı politika ve projeler uygulaması gerekebilir. Bunlar arasında, vergi reformları, özelleştirme programları, yatırım teşvikleri, Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri, ihracatın çeşitlendirilmesi gibi tedbirler olabilir.


Özetle, ülkemizin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi için gerekenler şunlardır:

  1. Eğitim: Ülkenin eğitim seviyesinin yükseltilmesi, nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi ve yenilikçi fikirlerin ortaya çıkması açısından önemlidir.

  2. İnovasyon: Yenilikçi fikirlerin geliştirilmesi ve teknolojinin kullanımının yaygınlaştırılması, ülkenin rekabet gücünü artırır.

  3. Altyapı: Ulaşım, enerji, su gibi altyapı sistemlerinin modernize edilmesi, üretim ve ticaret faaliyetlerinin daha verimli ve etkili bir şekilde yapılmasını sağlar.

  4. Yatırım: Yurt içi ve yurt dışından gelen yatırımların artırılması, ekonomik büyüme ve iş imkanlarının artması açısından önemlidir.

  5. Tarım ve Hayvancılık: Tarım ve hayvancılık sektörünün kooperatifleşme yoluyla modernize edilmesi, üretimin artırılması ve çiftçilerin gelir düzeylerinin yükseltilmesi, kırsal kesimde yaşayan insanların yaşam koşullarını iyileştirir.

  6. İstikrar: Politik ve ekonomik istikrarın sağlanması, yatırımların artması ve işsizliğin azalması için önemlidir.

  7. Sosyal Politikalar: Eşitsizliklerin azaltılması, yoksullukla mücadele edilmesi, sosyal güvenlik ağının genişletilmesi ve sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, toplumsal refahın artırılmasını sağlar.

Bu faktörlerin bir arada ele alınarak, öncelikler belirlenerek ülkenin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi sağlanabilir.



Ülkemizin hızla kalkınacağına dair umudum var. Ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan pek çok zorlukla karşı karşıya olsak da, bizim toplumsal birlik ve beraberlik içinde hareket etmemiz, girişimci ve yenilikçi olmamız, eğitimli ve nitelikli bir iş gücü yetiştirmemiz, altyapı sistemlerimizi modernize etmemiz ve yatırımları arttırmamız, ülkemizin gelişmesi için gerekli adımlardan sadece birkaçıdır. Ülkemizin özellikle tarım ve turizm potansiyeli çok yüksektir ve bizler de bu potansiyeli harekete geçirecek güce sahibiz.

22/04/2023, Ankara

Nilay ATEŞOĞULLARI

Son Yazılar

Hepsini Gör
bottom of page