top of page
  • Yazarın fotoğrafıNilay Ateşoğulları

Katılımcı Demokrasi: Daha fazla vekile değil daha fazla sivil katılıma ihtiyaç var

Güncelleme tarihi: 19 May

23/03/2023, Ankara


Günümüzde, demokrasi kavramı giderek katılımcı bir boyut kazanmaktadır. Toplumun farklı kesimlerinin karar alma süreçlerine aktif olarak dahil edilmesi ve toplumsal sorunlara daha iyi bir şekilde çözüm bulunması hedeflenmektedir. Ancak, bu hedefe ulaşabilmek için sadece seçilmiş temsilcilerin yeterli olmadığı açıktır. İşte bu noktada, sivil toplum kuruluşlarının rolü büyük önem taşımaktadır.


Sivil toplum kuruluşları, toplumun farklı kesimlerini temsil ederler ve toplumsal sorunlara karşı duyarlıdırlar. Bunun yanı sıra, farklı disiplinlerde uzmanlaşmış kişilerden oluşan bir yapıya sahiptirler. Bu nedenle, sivil toplum kuruluşlarının karar alma süreçlerine katılımı, toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin yansıtılmasını sağlar ve bu sayede daha etkili çözümler bulunabilir.


''Katılımcı demokrasi, toplumsal sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşlarının gücünü ortaya çıkarmaktadır. ''



Özellikle son dönemde, ülkemizdeki siyasi sistem içinde yeterince milletvekili olduğu, ancak katılımcı demokrasinin eksik kaldığı görülmektedir. Bu noktada, sivil toplum kuruluşlarının katılımının artırılması, toplumsal sorunların çözümü için büyük önem taşımaktadır.


Peki, sivil toplum kuruluşlarının katılımı nasıl sağlanabilir?


Katılımcı demokrasi, toplumsal sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşlarının gücünü ortaya çıkarmaktadır. Sivil toplum kuruluşları, toplumun farklı kesimlerinin temsil edildiği yapılar olduğu için, karar alma süreçlerine katılımıyla toplumsal sorunlara daha iyi çözümler bulunabilir. Bu sayede, toplumun farklı kesimlerinin görüşleri dikkate alınarak daha adil ve etkili kararlar alınabilir.


Sivil toplum kuruluşlarının katılımı aynı zamanda, toplumda bir katılımcı kültürün oluşmasına da katkı sağlar. Böylece, toplumun farklı kesimleri arasında daha güçlü bir dayanışma ve iş birliği kültürü gelişir.


Sivil toplum kuruluşlarının katılımının artması için, toplumsal bilincin ve farkındalığın artırılması da büyük önem taşır. Bu amaçla, sivil toplum kuruluşları, siyasi partiler ve yerel yönetimler iş birliği yaparak, topluma yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri düzenleyebilirler. Bu faaliyetler sayesinde, toplumun farklı kesimleri sivil toplum kuruluşlarının ne iş yaptıklarını, nasıl çalıştıklarını ve karar alma süreçlerine nasıl katılabileceklerini öğrenebilirler.


Katılımcı demokrasi, toplumsal sorunların çözümünde sivil toplum kuruluşlarının gücüne ihtiyaç duyar. Sivil toplum kuruluşları, toplumun farklı kesimlerini temsil ederler ve toplumsal sorunlara duyarlıdırlar. 'Her şeyi ben bilirim' kültürü yerine 'ortak karar alma' ve birlikte ilerleme kültürünü yerleştirmeliyiz.


Demokrasinin inşası ve güçlendirilmesi uzun bir süreç gerektirir. Bu süreçte, eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları, demokratik kurumların güçlendirilmesi ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerinin desteklenmesi önemli rol oynar. Ancak sabırlı ve kararlı bir şekilde bu süreci sürdürürsek, demokrasinin gelişmesine katkı sağlayabiliriz.

Yolumuza ışık olanlara selam olsun...





Nilay ATEŞOĞULLARI



Son Yazılar

Hepsini Gör

Commentaires


bottom of page