• Nilay Ateşoğulları

Köprüden Sarkanlar

2004 senesinden bugüne, yerel ve uluslararası kuruluşlarda çalışarak edindiğim deneyimler, sıklıkla yaptığım seyahatler, yurt içi ve yurt dışındaki belediyelerle proje geliştiren şirket sahibi bir girişimci olarak edindiğim deneyim ve bilgileri sizlerle paylaşmak istedim.


Bilgi paylaştıkça çoğalır ve çözümleri de beraberinde getirir.

Herkes bir şeyler değişsin istiyor, bütün sorunlar ortadan kalksın ve sonunda yep yeni huzurlu bir yaşam başlasın.

Sihirli bir değnek aranıyor ama bulunamıyor. Kimse değişim için elini taşın altına koymak istemiyor ve sadece sandıkta oyunu kullanıp, işler istediği gibi gitmeyince de sessiz sedasız dert yakınarak, bir şeyleri değiştireceğini sanıyor.


Dertler, bir sonraki seçim dönemine kadar aynı döngüde devam ediyor ve gelen gideni aratıyor.

Şehirlerin gerçek yöneticileri toplumlardır. Şehirlerin geleceğine onlar yön verir.

TEDAVİSİ VAR MI?


Kalabalık şehirlerin gündelik yaşamı içerisinde 'tahammülsüzlük' salgını hızla yayılıyor. Aslında şehirlerimizin temel sorunu 'bozulmuş yollar, alt yapı eksikliğinden dolayı su basan evler değil, asıl sorun temelden bozulmuş 'insani' değerlerdir.


İnsanların selam vermeyi bıraktığı, birbirine tahammülünün bile kalmadığı bir zaman dilimindeyken, sizlere Türkiye'de belediyeciliğin 'alt yapıdaki başarısızlığından' veya Avrupa'da ki 'sosyal belediyeciliğin' kaç yıl gerisinden geldiğimizden de bahsetmeyeceğim.


Merkezi yönetimler tarafından karşılanması imkansız olan sosyal ihtiyaçların, belediyeler tarafından hala fark edilmediğinden bahsediyorum.


Dünyanın en güzel yolunu, üst geçidini veya köprüsünü yapmış olsanız dahi, dolmuştaki işitme engelli bir gence saldırılmasına engel olamıyorsanız, o şehirlerde 'başarı' sağlayamamışsınızdır.